Hasan Bozdaş
Murid Bergusi’ye
ben sana âşıkken israil yoktu
feyruz’un şarkısı
sınırdaki tahta köprüden geçmekte zorlanıyordu
onda öd ağacındaki korkuyu
ve şarkılara has geçiş iznini bulamadılar.
seninle bir işgali paylaştım
nil neden boğmadı anlamadım
bazıları kötüydü ve nil’i sevdiler, bayrağa işlediler
bir ölüye hediye edilmiş başka bir ölü verdiler
hukuk ölü cenevre ölü diplomalar ölü
evler ölü insanlar ölü
sevgi dolu geldiler.
bizim bahçemiz ramallah olur ve yirmi çeşit incir
yetişebilen peygamberler bile yemiştir
sonra biliyorsun bazıları asıldı bazıları kesildi
bir tek Allah’ın sabrı yetebilirdi
zaten biz öldük ve çok da önemli değil
artık kurtları büyümeyen mandalinaların kimi beslediği.
tibet atları koşabilirmiş savaşta altı bin metre yükseğe kadar
bizim böyle atlarımız ve dostlarımız yoktu
gassan bombayla öldü
murid kederden
bir şairi bombayla öldüremezlerse
kanserle öldürürler zaten
romatizma senden uzak olsun sevgilim.
ben titremiyorum sanırım dondum
ama konvansiyonlar titriyor, insancıl hukuk ve oslo
oslo’dayken demişti biri
buralı çocuklar ağlamaz sadece ortadoğulular
evet evet tam olarak ortadoğulu çocukların sesi burada var.
bir işgal başlayınca en klişe şeye gelelim
ölmeyi hak ettiğimi düşünen birkaç kara sinek
ölmemi bekleyen kapı, anahtar, şin bet
seninle buluşmak için kaç başkent, kaç mabet
biliyorsun papa’yla aynı mezhepten olsa da olmasa da
yıkılacak kiliseler var
yine de susabilir çünkü daha şirin geliyor küresel tatlar.
ülken benim ten rengime, ana dilime
ülken benim insan olduğuma inanacak mı
biliyorum insanlar bebekken çok tatlıydılar şimdi değiller
bomba, patlayan mısır gibi geliyor
enkaz bir tür korku odası
öldükten hemen sonra köşede dirileceğim sanıyorlar
simülasyon odasında kendileri var
bir çocuk mezarda boğulur, acıdır
aç gitmiştir, annesi için acıdır
bir sıyrık canımı yakabilir, inanmıyorlar
eve hiç minder ve bardak almıyorum
bana alışmasınlar.
ev ev hatırlayın
diasporada bir kimlik hatırlayın
ama ben şairin filistinine gidince gördüm
gözyaşı göze oldukça yakın.
bazı çiçekler ölünce açar
kırmızı değil kan
bir emzik bir kuruş biraz kan
bir ekmek bir kedi biraz kan
biraz diş biraz düş biraz kan
bir rüya için yeterince uzun
istemiyorum
istemiyorum sonsuza dek ölü olmak
ya da biblo bir insan.
Buzdokuz, Sayı 20, Kasım-Aralık 2023.