Makinelerin Sırrı

Rudyard Kipling
Çeviri: B. Hanne Koç

Maden yatağından, ocaktan çekip aldınız bizi
Eridik ateşin, fırının, kor çukurun içinde-
Döküldük, işlendik, demir tokmaklarla şekillendirildik
Kesilip törpülendik ve tam ölçüye uygun hale getirildik
Biraz su, kömür ve yağdır tek istediğimiz
Bir milimin binde biri boşluk bırakın bize
Şimdiyse, göreve çağırırsanız eğer
Günde yirmi dört saat emrinize amadeyiz!

Biz çeker, taşır, iter, kaldırır ve süreriz
Ciltler, kürer, dokur, ısıtır ve aydınlatırız
Koşar, yarışır, yüzer, uçar ve dalarız
Görür, duyar, sayar, okur ve yazarız!

Dünyanın öbür ucundaki dostunuzu aramak mı istersiniz?
Adını, ülkesini, şehrini verin yeter

Cızırtılı sesiniz
Gökyüzünü aşarak ona ulaşsın, kulağına çalınsın
Telefonu açtı mı? Size ihtiyaç mı duyuyor?
Dilerseniz bu akşam yola çıkabilirsiniz
Yetmiş bin beygir gücü ve birkaç pervane eşliğinde
Batı Okyanusu’nu bir solukta geçebilirsiniz!

Gemi emrinizi bekliyor
Rıhtımda Mauretania hazır duruyor
Kaptan kolu çevirdiği an
Dokuz katlı dev şehir denize açılıyor

Dağların size şapka çıkarmasını ve
Yeni kesilmiş ormanların ayaklarınızın altına serilmesini mi istersiniz?
Bir nehrin yatağını değiştirmek
Ya da çorak bir toprağa buğday ekmek mi niyetiniz?
Göklere seslenelim ve suyu aşağıya çağıralım mı

Karın o tükenmez kaynağından?

Böylece şehrinizin değirmenleri işlesin
Bahçeleriniz bolluk içinde yaşasın mı?

Çocuk işi! Verin bize dinamiti, matkapları
Demir omuzlu kayaların titreyip yıkılışını seyredin
Susuz çöllerin sularla dolup taştığını görün
Barajla kapattığımız vadi bir göle dönüşsün.

Ama lütfen unutmayın yasamızı
Bir yalanı anlamak için yaratılmadık biz
Ne sevebilir, ne acıyabilir, ne de affedebiliriz
Bizimle ilgili ufak bir hata, ölümünüz olur!
Halklardan da krallardan da güçlüyüz-
Parçalarımızın altında sürünürken alçakgönüllü olun!
Dokunuşumuz her yaratılmış şeyi değiştirebilir
Yeryüzünde her şeyiz- Tanrılar dışında!

Dumanımız cenneti görmenize mâni olsa da
Er geç bu duman kaybolacak, yıldızlar yeniden parlayacak
Çünkü bütün gücümüz, ağırlığımız ve cüsselerimize rağmen
Biz sadece aklınızın çocuklarıyız, başka bir şey değiliz!

Buzdokuz, Sayı 26, Nisan-Mayıs-Haziran 2025.